Sayfalar

18 Mayıs 2013 Cumartesi

Bir Başka Güzeldir Karadeniz…

Yaz mevsimine sayılı günler kala bu yıl tatilinizi, her mevsimi birbirinden daha güzel olan, daha farklı yaşanan Orta ve Doğu Karadeniz'de geçirmeye ne dersiniz?

Gelin o halde, yeşil ile mavinin kucaklaştığı Karadeniz’i daha geç olmadan tanıyın, bölgenin doğal güzelliklerini doyasıya yaşayın. Yeşile doyun, maviye doyun, mevsim balıklarıolan kalkan, barbun, istavrit ve mezgiti mısır ekmeği ve fasulye turşusu ile tadın.

Karadeniz’e ulaşım sanılanın aksine kolay. İstanbul ve Ankara’dan hava ulaşımı ile Samsun ve Trabzon’a gidebileceğiniz gibi, bölgeye kara yoluyla da rahatça ulaşabilirsiniz.
Samsun…Karadeniz’in adeta giriş kapısı. Bu kapıdan içeri adım attığınız andan itibaren sizi Karadeniz ve Karadenizli sımsıcak kucaklıyor. Samsun’u gezmeden kentten ayrılmayın. Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı Samsun’da“Bandırma Vapuru” ziyareti sizi ülkenin dönüm noktası olan o tarihi günlere götürmeye yeter de artar bile. Kent merkezindeki Atatürk Müzesi de o tarihi günlerin izlerini, Ulu Önder Atatürk’ün anısını hala dipdiri taşıyor. Orta Karadeniz’in cazibe merkezi Samsun’da denize paralel doğu ve batı bulvarlarında yürüyüşyapmak da ayrı bir zevk.


-Ünye de Fatsa Arası-


“Çarşamba’yı sel aldı” türküsünden aşina olduğumuz Çarşamba ilçesi, bereketli ovası ve Yeşilırmağıile size sıcak bir selam verir. “Amazonlar Kenti” Terme’den meşhur pidesini yemeden sakın ayrılmayın. Üstüne bir de Halil İbrahim’in limonatalı dondurmasınıyerseniz çeltik merkezi Terme’yi bir daha unutamazsınız.


Terme’nin ardından sizi yeşil ile mavinin bütünleştiği Ordu'nun şirin ilçesi Ünye karşılar. Karadeniz’in en güzel ilçesi olarak nitelendirilen Ünye, Çakırtepe’den hem gündüz hem de gece başka bir güzel görünür. Çakırtepe’de Pelit Pideevi’nde çayınızıyudumlarken servis yapılan pidelerin görünümü ve kokusu sizi bir kez daha pide yemeye teşvik eder. Ünye'nin ardından ünlü “Hekimoğlu Türküsünün “Ünye de Fatsa arası ordu da kuruldu” dizelerini mırıldanarak Ordu'nun ticari yoğunluğu üst düzeyde olan doğa harikası ilçesi Fatsa’ya ulaşabilirsiniz. Fatsa sahil bandının güzelliği ile dikkatinizi çeker. Buradan da Dolunay ve Yalçın restorantta mevsim balıkları ile yöresel yemekleri tatmadan sakın ayrılmayın.
-Türkiye’nin en uzun tüneli-
Fatsa’dan Ordu’ya ulaşmak için iki seçeneğiniz var. Doğayla iç içe bir yolculuk yapmak, Medreseönü’ndeki ’’Uzun Saçlının Yeri’nde denize karşı közde demlenen çayınızıkeyifle yudumlamak ve Yason Burnu’nu görmek için eski Perşembe yolunu, Türkiye’nin en uzun ve en modern tünelini (Nefise Akçelik Tüneli. Uzunluk:3825 metre) görmek için ise Karadeniz Sahil Yolu’nu tercih edebilirsiniz.


Karadeniz’in çağdaşyüzü Ordu düzgün kentleşmesi ve modern konaklama tesisleri ile dikkati çekiyor. Ordu’ya gidip de teleferikle çıkacağınız Boztepe'de çay içmemek olmaz. Gülyalı ve Bulancak’ın ardından fındık ve kirazın anavatanı olarak bilinen Giresun sizi karşılayacaktır. Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nda yanından ayırmadığı Topal Osman’ın mezarının bulunduğu Giresun Kalesi'nden Karadeniz'in azgın dalgalarının kıyıları dövmesine tanıklık etmek ayrı bir zevktir. Ayrıca, Karadeniz’in tek adasına sahip Giresun’un yaylarını da göz ardı etmemek gerekir. Bektaş, Kümbet yaylaları,muhteşem doğasıyla sizi beklemektedir. Sahile boncuk gibi dizilen Keşap, Espiye, Tirebolu, Görele ve Eynesil birbirlerine benzeyen ama birbirlerinden yöresel özellikleriyle ayrılan Giresun’un şirin ilçeleridir.
-Ekmek diyarı Çavuşlu-


Görele’nin Karadeniz’in meşhur peynirinden yapılan yuvarlak tereyağlı pidesini tatmak bir ayrıcalıktır. Ekmeği ile meşhur Görele’nin şirin beldesi Çavuşlu’da güneşin denizden batışını izlemek çok farklı bir zevktir.


Beşikdüzü’ne vardığınızda Karadeniz’in metropol kenti Trabzon size “Hoş geldiniz” der. Bu ilçeden ulaşabileceğiniz yıllardır dillerde mırıldanılan Asiye türküsüne konu olan “Sis Dağı” adından da anlaşılacağı gibi sislerin arasında kaybolan bir doğa harikasıdır. Trabzon’un ve bölgenin en büyük ilçesi Akçaabat’ta köfte ve piyaz yemenin tadına doyum olmaz. Trabzon’da “Uzun Çarşı” , “Atatürk Müzesi” , “Sümela Manastırı”,”Boztepe” ve turizmin son yıllardaki gözde yerleşim birimi “Uzungöl”ü görmemezlik etmeyin. Trabzon’un ardından yaylarıyla ünlü Rize ve Artvin’i ziyaret etmemek bu bölgeye haksızlık olur. Özellikle iki kentte yer alan yaylalar (Ayder yaylasını görmenizi şiddetle öneririm) bir doğa mucizesini gözlerinizin önüne serer. Bu yaylalara gidip de doğal alabalık yememek büyük bir eksikliktir. Rize'nin bir bardak çayını yudumladıktan sonra, bu tadıunutamayacağınızdan eminim.


Arhavi, Hopa ve Gürcistan’a giriş kapısı olan Sarp’ı ziyaretle Doğu Karadeniz gezisini sonlandırabilirsiniz. Bu arada Sarp’tan pasaport olmaksızın nüfus kağıdı ile Batum’a günübirlik ziyaret yapmak da olası.


Haydi! mavinin ve yeşilin buluştuğu Karadeniz’e, Haydi! Turizmin yeni gözdesi Karadeniz’e, Haydi! fındığın, balığın ve çayın anavatanı Karadeniz’e…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder