Sayfalar

8 Şubat 2016 Pazartesi

Fındık Üzüyor

Karadeniz halkının temel geçim kaynağı fındık yüz güldürmüyor, üzmeye devam ediyor.


Geçen sezonun aksine bu yıl yüksek rekolteyle üreticinin büyük umut
bağladığı fındıkta beklenen olmadı, fiyatı giderek düşmeye başladı.

Sezon başında 14-15 lira arasında satılan fındık 9 liraya kadar geriledi. Bundan da en çok zararı ürününü pazara indirmeyip “yüksek fiyatla satarım” umuduyla evinde saklayanlar gördü.

Beklenen olmadı fındık fiyatı 9 liraya kadar geriledi. Eğer böyle devam ederse daha da düşecek gibi.

Üretici sürekli gerileyen fiyat karşısında umutsuz ve öfkeli, bir o kadar da şaşkın. Temel geçim kaynağı olan ürününün bu denli değersizleşmesi, fiyatını yitirmesi karşısında isyan ediyor.

Fiyatın artmasını beklerken, günden güne düşmesi karşısında nasıl da isyan etmesin çileli, fedakar Karadenizli üretici?

Ona göre hesabını, planını yapmış, umduğu fiyatla satarım düşüncesiyleürününü pazara indirmeyip, evinde saklamıştı.

Ne var ki “Evdeki hesap çarşıya uymadı”,umudu hayal kırıklığına dönüştü. Fındıktan başka bir geliri olmayan, tüm geleceğini, yapacaklarını ona bağlayan üretici bu yıl da kaybedenler kulübünde yerini aldı.

Karına kar katmak isteyen, kendi aralarında anlaşarak tekel oluşturan üç-beş kurnaz tüccarın hiç de umurunda değil, köylünün, üreticinin kayba uğraması.

Fiyatın sürekli gerilemesi üreticinin satın alma gücünü olumsuz etkileyerek yaşam standardının değişimine de yol açtı.

Ordu Kuyumcular ve Sarraflar Derneği Başkanı Adnan Hayati Keskin, Ordu ve Giresun’da
geçimini fındıkla sağlayan üreticilerin 3 ay önce sattığı 1 ton fındıkla 150 gram altın alabildiğini, fiyatların düşmesi ile 1 ton fındıkla 100 gramı altını ancak alabildiğini açıklamış.

Yani üç ay önce daha yüksek fiyattan satıp altın alan üretici yüzde 50 kazanç sağlarken, bugün yüzde 50 zarara uğramış.

Hadi altın lüks yatırım aracı diyelim. Bu olumsuz tablo karşısında asıl temel gıda maddelerini satın alma gücünde ciddi bir azalma söz konusu.

Nereden bakarsanız bakın, üretici hem beklediği fiyatı bulamadı, hem önüne koyduğu planlarını gerçekleştiremedi, hem de gelirinde, satın alma gücünde ciddi anlamda kayba uğradı.

Lafı eğip, bükmeden söylemek gerekirse, yaşanan olumsuz tablo, serbest piyasa sisteminin çöktüğünün kanıtıdır.

Belirli sayıdaki tüccarın fındık fiyatını bu denli düşük belirleyerek, üreticinin ekmeği, geleceği ile oynamasına daha fazla izin verilmemeli. Daha da mağdur olmaması, yoksullaşmaması için soruna çözüm bulunması kaçınılmaz.

Üretici dernekleri, Ziraat Odaları yetkililerinin dile getirdiği gibi fındıkta oynanan oyuna dur demek, üreticiyi üç-beş tüccarın eline bırakmamak adına devlet fındık piyasasına müdahale etmeli.

Yani devlet fındığa el koymalı, köylüden hiçbir aracı olmadan satın almalı. Eğer, bu müdahale olmazsa fındık fiyatı gerilemeye devam edecek, üretici daha da mağdur olacak.

Ziraat Odaları yetkilileri üreticinin uçuruma yuvarlanmaması için miting yaparak hükümete seslerini duyurmak istiyormuş.

Doğrusu da bu olur. Üreticinin feryadını, mağduriyetini hükümete, kamuoyuna iletmenin en etkili yollarından biri de çeşitli illerde geniş katılımlı mitinglerin gerçekleştirilmesidir.

Bugünlerde üreticinin yanında olması gereken bölge milletvekilleri nerede? Parti ayrımı olmaksızın, AKP, CHP ve MHP’li vekiller bir araya gelip, üreticiyle birebir görüşerek rapor hazırlamalı, hükümete iletmeli.

Hükümet üzerinde ciddi bir baskı oluşturarak, fındık fiyatına müdahale etmesini sağlamalı. Haydi bölge vekilleri üreticiler sizi bekliyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder