Sayfalar

18 Şubat 2015 Çarşamba

Ne Oldu Bize?

Toplum, insanlar niye bu denli acımasız oldu, niye her an patlamaya hazır barut fıçısına dönüştü.

Geleceğe ilişkin büyük hayalleri olan, öğrenim gördüğü üniversitenin psikoloji bölümünden mezun olarak insanların ruhsal durumlarının iyileştirilmesine katkıda bulunmayı amaçlayan Özgecan, tam bir psikopat, ruh hastası şiddet makinesi bir cani tarafından öldürüldü.

Şu tezata bakar mısınız, ruh hastalarını tedavi edecek Özgecan, bir ruh hastası tarafından yaşamını yitiriyor. Yani, yarın hastası olabilecek bir psikopatın kurbanı oluyor.

Türkiye son bir haftadır ayakta, kadına şiddete, kadın cinayetine tek bir yumruk haykırıyor, tepkisini ortaya koyuyor. Bu tepki artarak da devam edecek.

Son 12 yılda kadına yönelik şiddet yüzde 1400 arttı, bu sürede 5 bini aşkın kadın öldürüldü.

Günde ortalama 3 kadın güya namus, töre uğruna ve cinsel saldırı sonucu öldürülüyor.

Ne denli ilkel, ne denli yüz kızartıcı bir tablo. Bu tablonun izah edilecek, savunulacak hiçbir yönü yok.

Türkiye tam bir şiddet kıskacının altında, insanlar patlamaya hazır bir bomba gibi.

‘’Gözünün üstünde kaşın var’’ denilemeyecek ortamdayız.

İnsanlar öfkeli, birbirlerine saldırmayı bekliyor sanki.

Toplumun bu gergin ruh hali, kadına şiddet olabildiğince tartışılırken, bu şiddete karşı neler yapılacağı gündemde iken Meclis’ten ve İstanbul’dan gelen haberler Özgecan’ın ölümü üzerine tuz biber ekti.

TBMM’de İç Güvenlik Paketi görüşmeleri sırasında milletvekillerinin birbirlerinin üzerine yürümesi, yumruk ve tekmelerin havada uçuşması, Başkanlık kürsüsündeki tokmağın fırlatılarak başların yarılması. Hiç yakışıyor mu bu Meclis’e?


Paket görüşmelerinin gergin geçeceği belliydi, ama bu denli saldırıların olacağını da kimse Meclis’in sayın üyelerinden beklemiyordu.

Topluma örnek olması gereken sayın vekillerin bu yaptıkları hiç de hoş olmadı.

Örnek alınması gerekenler bunu yaparsa, toplum neler yapmaz.

Meclis’te gergin saatler yaşanırken, bu kez ülkenin yetişmiş, deneyimli gazetecisi Nuh Köklü kartopu tartışması gibi ucuz gerekçeyle kalbine aldığı bıçak yarası sonucu yaşamını yitirdi.

Gazeteci Nuh Köklü, sırf vitrinine isabet eden kartopu yüzünden çıkan tartışma sonucu ruh sağlığını yitirmiş bir katil tarafından yaşamdan koparıldı.

Bu cani ruhlu katil utanmadan ’’ Sağlık raporum var. Kısa bir süre sonra elimi kolumu sallayarak çıkarım’’ diyebiliyor. O denli yüzsüz ve acımasız..

İnsan canına kıymanın acısını yaşayacak katilin böylesine çirkin bir açıklama yapabilme cesaretini bulabilmesi insanın kanını donduruyor.

Ne oldu bize, ne oldu bu insanlara?

Neden bu denli şiddet, kin, öfke dolu insanlarımız?

Bu kamplaşma niye?

Bu kamplaşmada yürütülen politikanın etkisi yok mu?

Oysa eskiden böyle miydi ülkemizin insanları? Birbirini sever, sayar, saygı gösterir, derde düşenin yanında olur, yardım için çırpınırdı.

Oysa, simdi bir bakıyorsunuz, evde, işte, okulda, ailede, çevrede insanlar hep birbirine nefret dolu bakışlar sarkıtıyor.

Esas irdelenmesi gereken, toplumun, insanların ruh sağlığının neden bozulduğu, neden giderek şiddete doğru evrildiği, neden barut fıçısı haline gelmesidir..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder