Sayfalar

14 Aralık 2015 Pazartesi

Hani Promosyon ve İntibak ?

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan 64. Hükümetin eylem planında promosyon ve yeni intibak yasasının yer almaması emekliyi üzdü.
Oysa Davutoğlu, Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Genel Kurulunda tüm emeklilere yılda 300 lira tutarında promosyon ödeneceğini açıklamıştı.
Yıllardır “Bize de promosyon” diye haykıran 11 milyona yakın emekli, Başbakanın açıklaması ile bir hayli umutlanmıştı.
Emekliler arasında heyecan yaratan açıklama ne yazık ki eylem planında yer almadı.

Her yıl aylıkları kadar promosyon talep eden sabit gelirli kitle, 300 lira vaadi yeterli bulmasa da “hiç yoktan iyidir” diyerek ödemenin yapılmasını dört gözle bekledi.
Davutoğlu’nun açıklamaları genel kurul salonunda hoş bir seda olarak mı kaldı?
SGK emekli aylıklarının ödenmesi için yılda toplam 160 milyar liraya yakın parayı bankalara yatırıyor.
Bu para bankalar için kaçırılmaz bir fırsat. Bırakın günü, saati, dakikalar üzerinden bile ödeyecekleri aylıklardan para kazanıyorlar.

Ancak emekliye promosyon söz konusu olduğunda yan çiziyorlar.
Oysa çalışanlara bu parayı veriyorlar.
Emeklinin bir diğer beklentisi yeni intibak yasası da eylem planında bulunmuyor.
İki yıl önce 2000 öncesinde emekli olan işçi ve Bağ-Kurlular için intibak yasası çıkarılmış, yaklaşık 2 milyon emeklinin aylığında 50-250 lira arasında artış olmuştu.
Bu intibak yasası olumlu olmakla birlikte emekliler arasında ayrımcılık oluşturmuştu.
Düzenlemeden 7 milyona yakın 2000 sonrası işçi ve Bağ-Kur emeklisi yararlanamamıştı.
Hatta dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Faruk Çelik haksızlık yapıldığını kabullenerek, yeni bir intibak yasasının çıkarılacağı sözünü bile vermişti.
AKP de seçim çalışmalarında 2000 sonrası emekliler için düzenleme yapılacağını vaat etmiş, Başbakan Davutoğlu konuşmalarında bunu sık sık dile getirmişti.
Vaatler haklı olarak emekliyi umutlandırdı, beklentiye soktu
Ama buna ilişkin bir adım yok.
Hükümetin ilk üç ay içinde hayata geçireceği düzenlemeler arasında emeklinin bu talepleri söz verilmesine karşın neden yer almadı?

Sözler unutuldu mu?


Eylem planında yer alan bir başlık memurları çok yakından ilgilendiriyor.
“Kamu Personeli Reformu” başlığı altındaki düzenleme ile memura iş güvencesi sağlayan 657 sayılı yasada sil baştan değişiklik yapılması öngörülüyor.
Değişiklikle değerlendirme sonunda performansı yeterli görülmeyen memurun yerleri değiştirilebileceği gibi meslekten uzaklaştırılabilmesi de söz konusu olabilecek.
Yani 657 sayılı yasada yapılacak değişiklikle iş güvencesi ortadan kaldırılacak, memur da işçiler gibi her an kapının önüne konulabilecek.
Oysa memurların iş güvencesi anayasa ile güvence altına alınmış durumda.
Her ne kadar planda yer alsa da iş güvencesini oldu bitti ile ortadan kaldırmak kolay değil.
Memurun başarılı olup olamadığı hangi kriterlere göre saptanacağı, siyasi düşüncesinden ötürü mü amirinin keyfi tutumuyla mı işine son verileceği sır olarak ortada duruyor.
Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen ve KESK, 657 sayılı yasada yapılacak değişikliğe karşı çıkıyor, iş güvencesini “kırmızı çizgi” olarak kabul ediyor.
İdeolojik olarak birbirinden çok farklı görüşlere sahip memur sendikalarının tepkisine karşın yasada değişiklik yapılabilir mi, iş güvencesi yok edilebilir mi?
Kısaca 64. Hükümetin Eylem Planı, çalışma barışını zedeleyecek sakıncaları içeriyor.

İş güvencesinin elinden alınması memurun verimini düşüreceği gibi, kamuda huzursuzluk yaratacağı kesin.
Memurun ve sendikaların kaygılarını gidermek hükümetin öncelikli görevi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder